20100524

Freud?

Çocukken sürekli gördüğüm bir rüya vardı. Güneşli bir gün lunaparktayım, ama kimse yok. İlerideki "salıncak"a doğru yürüyorum (adı salıncakmış bunun, ben hep uçan sandalye derdim oysa). Oyuncağın dibinde derme çatma tahta bir kulübe ve kulübenin önünde sandalyede oturan ihtiyar bir adam var. Ben adamın önüne gelene kadar yürüyorum ve kafamı kaldırıp yukarıya bakıyorum. Salıncak çalışmış ve gitgide daha hızlı dönüyor. Öylece bakarken feci şekilde midem bulanıyor ve kusmama ramak kala uyanıyorum.



Bu rüyam ve kollarımdan birinin incelerek yok olacağına ilişkin geceleri nükseden korkum beni hala düşündürüyor. Freud gelse de yorumlasa bunları. Cinselliğe de bağlasa inanıcam.

Çocukluğuma ilişkin tuhaflıklar bunlarla sınırlı kalmıyor. Ama şu an bile düşününce midem bulanıyorsa bu rüya bende travma yaratmış demektir.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

rüyanı senin için yorumlayabilirim aslında işin içinden çıkılmayacak bir şey yok sadece semboller.hayatın o delicesine hızlı temposu seni bir yandan kendine çekerken bir yandan da korkutuyor.seni koruyup kollayabilecek,yönlendirebilecek-ama dostça,ukala bir şekilde değil-,herşey düzelicek diyecek insanlara ihtiyacın var.ama sanırım onları bulmakta zorluk çekiyorsun ya yanlış yerde arıyorsun ya da yeterince şanslı değilsin.kollarından birinin incelerek yok olacağı korkusuysa çok sevdiğin,kendine çok yakın hissettiğin birini kaybetme korkusu olarak yorumlanabilir.

Yorum Gönder

 

Blog Template by YummyLolly.com