Ankara'nın aşağı yukarı aynı sosyoekonomik tabakasına mensup, aşağı yukarı aynı müzikleri dinleyen, aynı kültür seviyesinde ve aynı yaşlarda bir grup genç insanı geceleri hep aynı rotayı izliyor.
- Tunus Caddesi (Sekans ya da Sakal) > cadde üzeri (bara verecek para kalmayınca sokakta içmek) > gece 3 civarı polisin gelip yürüyün genşler anonsu yapmasıyla topluluk halinde göç > IF önünde içmek > bir kısım insanın IF'e girip anında kalabalıktan bunalıp kendini dışarı atması > daha fazla bira > evlere dağılış.
Bu çevrim hemen hemen hiçbir yaz gecesinde bozulmuyor. "Nereye gidelim, off bu gece if'in önüne gitmeyelim çok kalabalık oluyoo" nidaları yükselse de değişen hiçbir şey yok. Bunca monotonluğa mı üzülsem, kırk yılda bir dışarı çıktığımda sohbet edilecek insanları hep aynı yerde bulduğuma ve iğrenç ortamlara girmek zorunda kalmadığıma mı sevinsem bilemedim. Herhalde ikincisi ağır basıyor ki bunca insan her gece aynı şeyi yapmaya devam ediyor.
20100918
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 yorum:
Geçen yıl If'in önü bu kadar kalabalık oluyor muydu onu bilmiyorum ben. Sanki onun yerine Corvus'un aşağısındaki o çukurumsu yere gidiliyordu... Geçen gün oraya bakayım dedim; artık ergen apaçi istilası altında olduğunu biliyordum ama kapısı penceresi açık arabalarla arka plana müzik hizmeti sağlanmaya başladığını bilmiyordum. En iyisi west Keçiören coast yeminlen...
Artık her yer apaçi istilası altında. Angara kırolarını özledim, o derece.
Yorum Gönder